Dövme,
kimi zaman bir harf, bir isim ya da bir sembol olarak
karşımıza çıkar. İnsanların dövme yapma amacı belki
duygularını dışa vurum belkide süs ya da gösteriş amaçlıdır.
Ama dövmenin çok eski zamanlardan beri insanoğlunun kendini
ifade etme sanatı ya da yöntemi olduğu kesin.
Hintliler, Japonlar, Amerika Yerlileri ve Afrika'daki bazı
kabileler dövmeyi bir süs olarak yaparlar. Bazı
topluluklarda dövmenin hastalıklara ve kötülüklere karşı
koruyucu olduğu inancı da yaygındır. Bazı toplumlarda
dövmenin yapılış amaçlarından biri de kişinin ait olduğu
grubu belirtmek ya da yaşadığı topluluk içindeki konumunu
göstermektir.
Dövme yapma geleneği hayli eskidir. İÖ 2000'lerde Eski
Mısır toplumunda dövmenin yapıldığı mumyalardan
anlaşılmıştır. Mısırlıların dışında Britonların,
Galyalıların ve (X)Trakların da dövmeleri vardı. Eski
Yunanlılar ve Romalılar, "barbarlara özgü bir uğraş"
saydıkları dövmeyi suçlulara ile kölelere yaparlardı.
Hıristiyanlık inancında dövme yasaklanmıştı. Buna karşın ilk
Hıristiyanlar, bedenlerine Hz. İsa'nın adını ya da haç
desenleri taşıyan dövmeler yaptırmışlardır.
Aradan yüzyıllar geçince Avrupalılar dövmeyi unuttular. 18.
yüzyıl sonlarında denizaşırı gezilerde Amerika Yerlilerinde
ve Polinezyalılarda dövmeyle yeniden karşılaştılar. Avrupa
dilleri, dövme karşılığı olan tattoo sözcüğünü Tahiti
dilindeki tautau’dan almıştır. Dövme 20. yüzyılın
başlarından sonra, özellikle denizciler arasında yaygınlık
kazandı. Romantik duyguları, yurtseverliği ya da dindarlığı
belirtmek amacıyla dövme yaygın olarak kullanıldı ve
günümüzde de kullanılmaktadır. Ama hijyene önem verilmediği
ve AIDS gibi bazı hastalıkları bulaştırdığı gerekçesiyle
dövme yapmaya yasal sınırlamalar getirilmiştir.